Şiirler
BAKKAL MUSTAFA
YILLARDIR ESNAFLIK YAPAR KÖYÜNDE
KÖYLÜNÜN YANINDA OLDU KÖTÜ GÜNÜNDE
O DA TOPRAK OLACAK GÜNÜN BİRİNDE
ŞÜKREDİP YAŞIYOR BAKKAL MUSTAFA
KÖYLÜYE VERESİYE DAĞITIR DURUR
KÖYLÜDEN BAZISI NANKÖR OLUR
DOSTUNUM DEYİP SIRTINDAN VURUR
SABREDİP YAŞIYOR BAKKAL MUSTAFA
BİRİLERİ BORCUNA İTİRAZ EDER
BİZ BU KADAR YEMEDİK DERLER
ALACAKLA DOLUDUR DEFTERLER
BİR TÜRLÜ ALAMIYOR BAKKAL MUSTAFA
TOPTANCIDAN PEŞİN PARAYLA ALIR
KÖYLÜYE İSE VERESİYE DAĞITIR
HİÇ İLERLEMEZ YERİNDE KALIR
DEĞER BİLDİREMİYOR BAKKAL MUSTAFA
DOKUZ ÇOCUĞU, YEDİRİP BÜYÜTTÜ
ÇOCUKLARININ ANNESİ SÜNDÜS TÜ
O DA EBEDİ ALEME GÖÇTÜ
HER GECE AĞLIYOR BAKKAL MUSTAFA
YILLARCA YAYCILARA EMEK HARCAMIŞ
KENDİNİ ADETA HALKA ADAMIŞ
DERTTEN KEDERDEN ERKEN KOCAMIŞ
ONURUYLA YAŞIYOR BAKKAL MUSTAFA
EŞİNİ KAYBETTİ YALNIZ KALDI
SÜNDÜSSÜZ BİR DÜNYA ONA DARDI
CANIMI AL DİYE MEVLAYA YALVARDI
KAVUŞMAYI BEKLİYOR BAKKAL MUSTAFA
Fatih KÖKSAL
YAYCILAR KÖYÜ
Yaycılar köyüne misafir gelsen
Hoş geldin diyen dostu bulursun
Uzak yerden gelip yorulup kalsan
Oturup hanede köşkü bulursun
Yaycılar köyü kalesi ünlü
Göbek kaya derler ovada benli
Baraj’da balıklar hep güzel tenli
Tuttuğun balıkta coşku bulursun
Kartalımız vardır yeşil alanlar
Dinlenir orda yorgun olanlar
Ormanda koşarak mantar bulanlar
Soğuk su başında aşkı bulursun
Büyük kale üstü köşkü yıkılmış
Köşk pınarı derler isim takılmış
Belki kıran gelmiş belki yakılmış
Tarihi ararsan kuşku bulursun
Han pınarı derler hanlar yıkılmış
Büyüktür arazi güzel bakılmış
Yeşil sebze, göze üzüm takılmış
Alıp tadarsan lezzeti görürsün
Yaycılar köyünde yaparlar yayı
Demlenir ocakta ünlüdür çayı
Göçü fazla vermiş azalmış sayı
Kalanlar orada yaslı görürsün
Köksal Mustafa’m da köyünü yazdı
Güzellik ararken boğazı gezdi
Köyünün tarihini şiire dizdi
Bilinmez tarihi eski görürsün
Sekiz köye hudut olmuş çevresi
On sekiz harabe kimin devresi
Boğaz’dan geçerdi kervan devesi
Kuş bakışı baksan başka görürsün
01.07.2008 MUSTAFA KÖKSAL
İT'E KULÜBESİ DAR GELDİ
Gökten tepemize paketten düştü,
Önce anlamadık, sır geldi diye.
Kuştüyü yatakta yatırdık puştu,
Bayram ettik, bir fırsat geldi diye.
Boynunda binlerce şehidin kanı,
Varsa da, güvende olmalı canı.
Gönderdik, denizle kaplı dört yanı,
İmralı en uygun yer geldi diye.
İmralı ağladı, İmralı sustu,
İmralı bağrına taşları bastı.
Tam onbir senedir kadere küstü,
Üzüldü, başıma şer geldi diye.
AB’ye gizlice teminat verdik,
Altına kırmızı halılar serdik,
Yârenlik edecek ahbap gönderdik,
İbneye yalnızlık zor geldi diye.
Artık alnımızdan gitmez bu yara,
Saraylar yaptırdık, harcadık para.
Bir de utanmadan atarlar nâra,
İte kulübesi dar geldi diye.
Komisyon çıkarıp aradık hata,
Cetvelle iyice ölçüldü ada.
Meğerki on santim küçülmüş oda,
Korktuk tepkilerden, gür geldi diye.
Her gece sayımdan geçmesi özel,
Banyosu, yemesi, içmesi özel.
Tuvalete bile ........ özel,
Kızdılar, k....... ter geldi diye.
Bu kadar tavizi verirse devlet,
Kuklalar caniye af ister elbet.
DTP’li kahpe ediyor gayret,
Çakal anasından hür geldi diye.
Son kez ERBABİ’nin sözünü tutun;
Açılıma yeni açılım katın.
Yanına Emine Ayna’yı atın,
Sevinsin, koynuma yar geldi diye.
06 / 12 / 2009
OZAN ERBABİ - KAYSERİ
ŞEHİT HAYATİ REÇBER
ADI HAYATİ NISANLISI RABİA
NAMAZLARDA EDERİM KARDEŞİME DUA
NAMERT HAİNLERE ETTİK BEDDUA
ALLAH ŞEFAATINDAN MAHRUM ETMESİN KARDEŞİM
KIRBEŞ GÜNLÜK NIŞANLILI DÖRT AYLIK ASKER
MEVLA KİMSELERE VERMSİN KEDER
KARDEŞİM ASKERDE ŞAHADET ŞERBETİNİ İÇER
ŞEHİTLİK RUTBESİNE ERDİN KARDEŞİM
İZMİR MANİSA ELAZIGDA YEMEKLER YEDİN
YEDİN YEMEKLERİNİDE BEN ŞEHİDİM DEDİN
KAHPE MAHLUKLARA GÖĞSÜNÜ GERDİN
ŞEHİTLİK RUTBESİNE ERDİN KARDEŞİM
KIRILSINDA KURŞUN SIKAN ELLER KIRILSIN
ŞEHİT ASKERLERDE BAYRAKLARA SARILSIN
HANGİ ANA CİGER YAVRUSA AGLASIN
ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇTİN KARDEŞİM
ŞİİR CAFER REÇBER
AKİF REÇBER


















